30 Nisan 2011 Cumartesi

MALDOROR'UN KIZI / -bütünölüornitorenkleradına.

1.

zihnin densiz dehlizlerinde gezinedurduk bunca zaman. rutubetli ve basık.

ben maldoror'un gayrimeşru oğlu, sen kızı. böylesine içinden sonsuzluğun, böyle soysuz bir soyun boyunduruğunda, birbirimizden başka oyun oynayacak kimimiz vardı ki: sahildeki bir çöle vaha olarak atanmıştık talihsiz tarihimiz tarafından.

işte bundan, zihnin densiz dehlizlerinde gezinedurmamız, bunca ziyan zaman. rutubet ve duman.

2.

sonsuzluk: senin uslu ve sadık ve seninle her daim mutabık sevimli kedin.

3.

endişelenme, dolapta biraz daha absent olmalı. biraz daha tütün, biraz daha esrar, birkaç umutsuzluk daha... birkaç uzay daha olmalı içine boşalacak. biz her filmin önce son sahnesini gördük ve bütün başroller figüran. biz hep önce enkazı gördük, önce çürümüş bedenleri, dağları dev dinamitlerle patlatırlardı cennet'e doğru ÇOK şeritli yollar yapmaya, laboratuvarlarda klon torunlarımız,,,

4.

geziyor ihtiyar gezegen geziyor: gözleri kan
geziyorsun içinin kör koridorlarında, köprülerinde
"eskiden izleyicilerimiz vardı bizim de"
"-ve- eskiden bir şeyler vardı eskimeyen"

5.

endişelenme, artık endişelenecek bir şey kalmadı.
artık dibini görmüşüz dünya denen şişenin.
artık ha yuvarlanmış uzayda, ha kırılıp dağılmış, ha inmiş tanrı'nın kafasına, ha girmiş götümüze...
artık uzun boyunlu kızların birer adı yok.
artık silahımı ateşleyecek tetik parmağım kesik.
artık ağzım yüzümü yararcasına açık
ve çıkan her söz ağzımdan
lanetimin kelâmıdır artıık.
artık ağırbaşlı doğrular çürük
ve bütün puhu kuşları,
buğulu gözlerle izliyorlar YIKIM'ı.

6.

"yorulan bir şiirin ayak değiştirmesi"
ya da
"artık atından inmeden sevişmeye alışmalısın."

7.

UYAN
UYAN ve yanık sesinle eşlik et bana
bu son şarkıda:

8.


BETONUN, TUĞLANIN, METALİN, KÖKÜNÜ KAZIYACAĞIZ BU SON SAVAŞLA!


BETONUN, TUĞLANIN, METALİN, KÖKÜNÜ KAZIYACAĞIZ BU SON SAVAŞLA!

--------------------------------------
zozan gemilerördü, bahar 11, güzelyalizmir.


*yaprak gözeker'e, ege üniversitesi psikiyatri kliniği kapalı kadın servisi, "lanetolası" izmir.

Kuşlar Kafes Tanımaz

1

En güzelimiz aştı ilk geceyi

Parçalarcasına sevişmelerin soluğunda

Süpernova patlamaları

Korsan haritaları

Yıkım’ın şafağında.



2

Kanadı kanasa da aşkın

Elbet süzülecek sonsuz bahar

Gaibin sırrını aramaya çıktı cancağızım

Yol uzun menzil ağar.



3

Bak kışları gönderdim.



4

Merakta kalmayın siz güzel kuşlar

Taşın sırrını aramaya gitti Yaprak

Geri dönecek,

Deliliğin dağlarından.



5

Öfke şimdi yitimsiz bir çağlayandır

Çakar her şafakta süzülen kuş sürülerinin alacasında

Artık toplumun suratının ortasına sıkmak için

Artı 1 sebebimiz var.



And olsun!

Şart olsun!



rafetarslan

nisan 2011(1 mayıs)

16 Nisan 2011 Cumartesi

mutant buluntular 1

photo by Alt Komşu

YIKIM 2011/ DESTRUCTİON 2011

Yıkım/Destruction 2011

Yıkım/Destruction 2011 is a completely independent exhibiton fused by the discussions in SET on such issues as the ecological destruction, coming of the fifth sun in the Mayan calender, the future of global capitalist hegemonia, the Third World War and prophecies of Babylon. Destruction 2011 sets off with a call for the event arised from this process of discussion by the Turkey’s first collective avant-gard...e initiative, S.E.T. The exhibition consists of works by 60 artists from abroad and Turkey. In accordance with the concept of the exhibition, most of these works are produced for the event or are to be exhibited for the first time. Destruction 2011 is a campaign organized horizontally through nightly performances, discussions on the concept of exhibitions, blogs, forums and film screening.


Yıkım/Destruction 2011, 2010 yaz aylarında ülkenin ilk kolektif-avangard inisiyatifi Sürrealist Eylem Türkiye içinde ekolojik yıkım, Maya takvimindeki 5. güneşin gelişi, küresel kapitalist hegemonyanın geleceği, 3. Dünya Savaşı, Babil kehanetleri üzerine başlayan tartışma ve bu süreçten çıkan çağrı metni ile yola çıkmış, tamamen bağımsız bir sergidir. Serginin konsepti doğrultusunda, yurtiçi ve dışından yaklaşık 60 sanatçının, çoğunluğu direkt sergi için üretilmiş ya da ülkede ilk sergilenecek yapıtlarından oluşmaktadır. Performans geceleri, tartışma metinleri, blog, forumlar, film gösterimleri ile beslenen bir kampanya olarak yatay bir biçimde örgütlenmektedir.

Sergi künyesi/Exhibition Description

Sergi adı/Exhibition Name: Yıkım 2011/Destruction 2011
Sergi tarihi/exhibition date: 12 Mayıs/27 Mayıs 2011
Koordinatörler/Coordinators: Alper T. İnce& Rafet Arslan
Açılış/Opening: 12 Mayıs saat: 18:30/ 12 May 6,5pm
After Party: saat:22:00/10pm, Peyote

www.destruction2011.com


Yan Etkinlikler/Supplementary Activities:
-Gösterim/Film-Video Screening: Yıkım Kadrajları-Destruction Frames/Yeşilçam Sineması (14 Mayıs 2011)
-Forum: Uluslararası Yaşayan Gerçeküstücülük Paneli – International Panel on Living Surrealism/ Depo (14 Mayıs 2011)
-Forum:Yıkım Tartışılıyor- Destruction is being discussed- Fırat Arapoğlu, Emre Zeytinoğlu, Murat Germen, Burçak Konukman, Rafet Arslan /Depo (21 Mayıs 2011)
perfomances, street actions…


Katılımcılar/Contributors

Ali Mete Sancaktaroğlu
Alt Komşu
Athens Sürrealist Group
Basako
Bora Şimşek
Bounty Kill Art Group
Burçak Konukman
Bülent Demirağ
Carlos Martins
Carmen Sober
Ceren Fındık
Eric Bragg
Erman Akçay
Fulya Çetin
Gaye Su Akyol
Grupo Surrealista del rio de la Plata
Hakan Gürsoytrak
Hakan Orman
Horasan
Hüseyin Uğur
İrfan Önürmen
Marina Grzinic& Aina Smid
Martin Sastre
Mert Ülkümen
Merve Morkoç
Murat Germen
Rad
Oy Dağlar
Özgür Çimen
Şakir Özüdoğru
Sarah Maple
Sedat Türkantoz
Serra Behar
SLAG
Stockholm Sürrealist Group
Sürrealist Eylem Türkiye (OnstOn, cins, Alper T. İnce, Rafet Arslan, Yaprak Gözeker, zozan gemilerördü, Fantom)
Tayfun Serttaş
Tolga Tüzün
Volkan Kaplan& A.Erdem Şentürk
Wide
Yeşim Şahin

Katalog Yazarları/catalogue writers:
Emre Zeytinoğlu
Fırat Arapoğlu
Rafet Arslan
Mattias Forshage

Ultima Posta Sanatı Projesine Çağrı

Sanatçılar, Sanatçı olmayanlar, Sürrealistler, Dadaistler, Düş Gezginleri, Gündüz Düşçüleri

İfade etmek istediği bir şey olan herkes,

Sloveya’nın başkenti Ljubljana’nın göbeğinde ele geçirilmiş, otonom bir bölge olan Ultima için bir posta sanatı projesi düzenliyoruz. İşlerinizi bu çılgın mekanın duvarlarında görmek bizim için büyük bir memnuniyet olacak. Bir temamız yok, teknik üstünde hiçbir kısıtlamamız yok. Herkese açık, özgür ve ticari olmayan bir posta sanatı sergisi olacak. Amacımız boş bir duvarda fikirlerimiz ve hislerimizle bir araya gelmek. Başlığımız ‘Otonomi için Posta Sanatı’ ama istediğiniz herhangi bir başlığı seçebilirsiniz.

Gönderilen işlerin hepsi Slovenya’nın başkenti Ljubljana’da otonom bir bölge olan Ultima’da ergilenecektir. Sergi kalacak bir sergi olacak ve eğer kendi işinizi gelip görme şansınız olursa, bizden bir bira içme hakkı kazanmış olacaksınız (güzel telif).
Bugün boş bir duvarda, yarın aynı şehirde, ondan sonraki gün aynı masada…

Kurallar:

Teknik kısıtlaması yok.
İşinizi herhangi bir boyutta yapabiliriniz, asıl sorun zarfa sığdırmak.
Jüri yok, eleme yok, ödül yok.

İşler geri gönderilmeyecektir.
Bütün işler sergilenecektir. (Ayrımcı, ırkçı ve aşağılayıcı olanlar bunun dışındadır.)

Bütün katılımcılar işlerinin tanıtım broşürlerinde kullanılmasını kabul etmiş sayılır.
Her katılımcı bir ya da birden fazla iş gönderebilir.

Katılımcıların isimlerini ve ülkelerini zarfların ya da çalışmaların üstüne yazması gerekmektedir. Zarflar isimlik olarak kullanılacaktır

Bütün işler blog sayfasında yayınlanacaktır. (Ayrıca işler sanatçıların kendileri tarafından facebook grubuna yüklenebilir.)


İş gönderme için son tarih 10 Mayıs 2011 ama mümkün olduğunca hızlı olursanız seviniriz. (Çok heyecanlıyız.)


Bütün işler normal posta ile gönderilmelidir, dijital işlerin çıktısı alınıp posta yoluyla gönderilmesi gerekir.

Adres:
" Mail Art Project "

Şakir ÖZÜDOĞRU

Bolgarska Ulica 23

1000 Ljubljana

Slovenia


Facebook Grubu:

http://www.facebook.com/home.php?sk=group_181799191866837

Web:
http://ultimamailart.blogspot.com/

Herhangi bir şey sormak ya da ‘merhaba’ demek için duraksamayın, bana şu e-mail adresinden ulaşabiliriniz:
sharcho@gmail.com

G bir şiirdir


A. Emre Cengiz

2 Nisan 2011 Cumartesi

bulunduğunuz her yer yıkılabilir!

action by Şebeke/izmir


projects: "Batiskaf" & "Vilt Pol"

arkadaşımız Can Tan'ın 2 solo projesi "Batiskaf" ve "Vilt Pol" Kadıköy Zero Müzik, Flaneur, Vintage'dan ve Beyoğlu Deform Müzik'ten temin edilebilir. şiddetle tavsiye Şebeke!!

Duygusal Provokasyon “Galaktik savaşta sonbahar”


Performans:
Duygusal Provokasyon “Galaktik savaşta sonbahar”
7 Nisan 2011-KargArt

Bölümler:
Kozmik cephede akıl kayması
Akaşa kayıtlarındaki parazit
Bir file cenaze töreni
Uykudan önce nekrofili

Eylemler:
Limon mürekkebiyle öykü anlatımı-ses-gürültü-beden-görseller-müzik-izleyiciye taciz-çığlıklar-kırbaç…

(Ayarsız, kuralsız ve leş)

Gerisi, gece ve terör…

*
Duygusal Provokasyon
anlatıcı / rafet arslan
elektronik sesler,gitar / bora şimşek
elektronik sesler, bas gitar / can tan
davullar, ziller / sedat türkantoz
elektronikler / christoph höfferl

http://www.myspace.com/provokasyonduygusal

13 Mart 2011 Pazar

geri sayım: Yıkım 2011/Destruction 2011


Yıkım 2011 kampanyası resmi web adresi:
http://destruction2011.com/

Seni Görmem İmkansız: Cennetten Haberler

1) albüm kaydı başladı, bitiyor.

bu da albümden ilk güzellemeler:

çürük oda

http://www.youtube.com/watch?v=sZWCDvhi8BY



kum enfes kokar

http://www.myspace.com/senigormemimkansiz/


2) özgür biber muazzam sgi fotoğrafları çekti,

buradan yakınız:

http://ozgurbiber.tumblr.com/post/3766281861/seni-gormem-imkans-z


3) 7-8 nisan'da fransa - marsilya'dayız. yolu düşen, zaten oralarda olanları bekliyoruz (detaylar myspace'te).

kum enfes kokar,

sgi

10 Mart 2011 Perşembe

Ateşin Düştüğü Yer

Ateşin Düştüğü Yer


Türkiye İnsan Hakları Vakfı 20. Yıl Sergisi

Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın 20. kuruluş yıldönümü dolayısıyla ve ‘Sürmekte Olan Toplumsal Travmayla Baş Etme Projesi’ kapsamında Depo’da geniş katılımlı bir etkinlikler dizisi düzenleniyor.


...Ateşin Düştüğü Yer, insan hakları ihlalleri konusunda toplumsal belleği canlı tutmayı ve hakikatle yüzleşme sürecine katkıda bulunmayı amaçlıyor.


Gönüllülük esasında düzenlenen bu etkinlikler dizisi kapsamında bir sergi yer alacak, konu etrafında seminerler düzenlenecek, belgesel film gösterimi gerçekleştirilecek ve bir katalog yayınlanacak.


9 Mart 2011’de saat 18.30’da açılacak sergi, 10 Mart-22 Nisan 2011 tarihleri arasında izlenebilir.

Açılış: 9 Mart Çarşamba 2011, 18:30

Katalog Yazarları

Emre Zeytinoğlu

Erden Kosova

Eren Keskin

Fırat Arapoğlu

Mahmut Koyuncu

Murat Çelikkan

Nazan Üstündağ

Necmiye Alpay

Orhan Miroğlu

Öztürk Türkdoğan

Şebnem İşigüzel

Şebnem Korur Fincancı

Tanıl Bora

Ümit Kıvanç

Yıldırım Türker



Sergi Katılımcıları



A77 Kolektifi

19 Ocak Kolektifi

Abdo

Ahmet Öğüt

Ali Bozan

anti-pop

Antonio Cosentino

Armağan Pekkaya

Arzu Aydın Deveci

Arzu Başaran

Aşkın Adan

Atıl Kunst

Aylin Kuryel

Azra Deniz Okyay

Banu Cennetoğlu

Barış Doğrusöz

Barış Eviz

BEKS

Berat Işık

Borga Kantürk

Buket Özsoy Güreli

Burak Arıkan

Burak Delier

Burak Karacan

Çağrı Saray

CANAN

Cemil Cahit Yavuz

Cengiz Tekin

Cins

Deniz Rona

Derya Sayın

Dilek Winchester

Dilşat Zulkadiroğlu

Eda Gecikmez

Elçin Ekinci

Emre Zeytinoğlu

Endam Acar

Ender Özkahraman

Erdağ Aksel

Erdal Duman

Erinç Seymen

Erkan Özgen

Erkin Gören

Esat Cavit Başak

Eşber Karayalçın

Evrim Özarslan

Extramücadele

Eyüp Öz

Fatih Pınar

Fatih Tan

Ferhat Özgür

Fikret Atay

Fulya Çetin

Gencer Yurttaş

Gülsün Karamustafa

Ha za vu zu / Hafriyat

Hakan Akçura

Hakan Gürsoytrak

Hale Tenger

Halil Altındere

Harald Naegeli

Harun Antakyalı

Helin Anahit

Huri Kiriş

İlhan Sayın

İnci Furni

İnsel İnal

İpek Duben

İrfan Önürmen

Itır Demir

Juan Botella Lucas

Kadir Çıtak

Kardelen Fincancı

Kemal Gökhan Gürses

Kemal Özen

Korkut Canpolat

Manuel Çıtak / Şebnem İşigüzel

Mehmet Ali Boran

Mehmet Çeper

Mehmet Fahracı

Mehtap Yücel

Memet Güreli

Mehmet Öğüt

Metin Üstündağ

Müge Akçakoca

Murat Akagündüz

Murat Başol

Murat Morova

Murat Tosyalı

Mürüvvet Türkyılmaz

Nalan Yırtmaç

Nancy Atakan

Nazım Ünal Yılmaz

Nazım Hikmet Richard Dikbaş

Neriman Polat

Nihan Çetinkaya

Nurcan Gündoğan

Oda Projesi

Orhan Cem Çetin

Özgür Erkök

Özlem Demirtaş

Özlem Gök

RȦD

Rafet Arslan

Selçuk Fergökçe

Selda Asal

Selim Birsel

Şener Özmen

Şerif Kino

Serpil Odabaşı

Sevil Tunaboylu

Şaban Dayanan

Şevket Sönmez

Suat Öğüt

Süreyya Acar

Tan Cemal Genç

Tan Oral

Taner Güven

Tayfun Serttaş

Turgut Yüksel

Ümit Kıvanç

Vahit Tuna

Veysi Altay

Volkan Aslan

Yasemin Özcan Kaya

Yeşim Ağaoğlu

Yonca Saraçoğlu

Yücel Can

Zeren Göktan

Zeynep Özatalay

Zeyno Pekünlü


///

BIRÎNDAR BI BIRÎNA XWE

Pêşangeha Weqfa Mafên Mirovan A Tirkiyeyê ya Salvegera 20’emîn

Bi boneya 20’emîn salvegera Weqfa Mafên Mirovan A Tirkiyeyê û di çarçoveya “Projeya Çareserkirina Travmayên Civakî yên ku Didomin” li Depoyê em ê rêzeçalakiyên bi beşdariyeke berfireh li dar bixin. Armanca BIRÎNDAR BI BIRÎNA XWE zindîhiştina bîra civakî ya der barê binpêkirinên mafên mirovan de û beşdariya pêvajoya rûbirûbûna rastiyan e. Ev çalakî li gor bidiliyê tên lidarxistin. Di çarçoveya van çalakiyan de, dê pêşangehek bê lidarxistin, dê di der barê mijarê de semîner bên lidarxistin, dê pêşandana belgefîlman pêk bê û dê pirtûkçeyek bê weşandin.

Pêşangeh dê 9’ê Adara 2011’an saet di 18.30’yan de li dar bikeve û di navbera 10’ê Adarê û 22’ê Nîsana 2011’an de vekirî be.

///

ԿՐԱԿԻՆ ԻՆԿԱԾ ՏԷՂԸ

Թրքական Մարդկային Իրաւունքներռւ Հաստատութեան 20. Տարւոյ ցուցահանդէս.

Թրքական մարդկային իրաւունքներու Հաստատութեան 20. տարեդարձի եւ հաւաքականութեան աղետներու դէմ պայքարելու ծրագրին փովանդակութեան ՙՏէփօ՚ի մէջ լայն տարածութեամբ գործունեութեան շարքեր տեղի կ՛ունենայ:


“Կրակին Ինկած Տեղ” նպատակն է, մարդկային իրաւունքներու խանգարման նիւթերու շուրջ հաւաքականութեան ուշադրութիւնը գրաւել, անմոռանալի դարձնել, միշտ արթուն պահել, մարդոց հանդէպ կատարուած անիրաւութիւններ.

///


Where Fire Has Struck

An Exhibition on the 20th Anniversary of the Human

Rights Foundation of Turkey


Where Fire Has Struck is a series of events organized on the occasion of the 20th anniversary of the Human Rights Foundation of Turkey and as part of the Project ‘Dealing With Continuing Social Trauma.’

The events have been organized with the purpose of raising awareness regarding human rights violations in social memory and contributing to the process of confronting the truth. The series of events, realized on a voluntary basis, includes an exhibition, several seminars, a documentary film program and the publication of a catalogue. The exhibition opens on 9

March 2011 at 6.30 pm, and may be visited from 10 March to 22 April.

DüşünKara Fanzin -15

15. sayı;


"utanç tarihinin yeni bir parçası" ile aybars şenyıldız

"saaattım!" şiiri ile gülşah

"evvel zaman içinde bir varmış" öyküsüyle envehep

"batak piyasası" ile ecvet

otomatik sürreal yazı - çizimleriyle ody saban

"kırmızı saçlı kız" öyküsüyle mehmet m. atik

"vapura el salla" diyen mehmet başıbüyük

yazı-kolajlarıyla mülksüz ve ürk

rafet arslan "karga suyu göz oyar" dedi...

yaprak gözeker ile sessizce paylaştık sevdiğimiz şeyleri...

arka sıradan bildiren mustafa özkan,

"silecekler bir işe yaramıyor" öyküsüyle yağmur güncesi,

"haydarpaşa'nın külleri butimar ve ben" ile marmara

beynimde transparan bir sıkıntı var maja'sı ile rene magritte bir araya getirdi ecvetin tersten yazılmış ismi (:

"kurgulama!" şiir kolaj

bilmem kaç sayı önce "ce" diyip kaybolan

dünyaya küsen adam,

barıştı bizimle "yağmur anlamında bir şans daha" dedi.

"yokoluşun beyenatı" ile yeşim

spike spiegel ile çizitema "sokak" bütünselliğinde

"apartman ışıkları!"

polikinik dilemma' dan "kab us tanbul"...

ankara genç şiir ekip'ten şiir kolaj

"turuncu" ile o gün bilhassa parlak olmak istemeyen ankara güneşini sert sessiz yazdı

çizitema'mız "sokak"tı:

bilal tonga, ody saban, cemal keleşoğlu, yasemin şahin,

onur çetin çizgileriyle katkıda bulundu...

ve düşünkara'nın bu sayısına ilham olan düşünkara film grubu,

fanzinin her aşamasında enerjisiyle ve çizgisiyle katkıda bulunan

adım izleri...


kapak resmimiz roland topor'dan.


şimdilik sadece ankara'da olan fanzinin bu sayısı,

diğer illerde daha evvel dağıtımda yardımcı olan arkadaşlardan ses gelirse

ya da yeni sesler gelirse dağıtılacaktır...

dusunkarafanzin@gmail.com

Bir sergi geçti: “gördüğüne inanma! “- defter kazıyıcılar kooperatifi

İstanbul'un "seçkin" sanatsever kitlesinin uzağında, sessiz sedasız bir sergi sona erdi KargArt'ta. Bir işçi olarak çay molalarında mütevazi ama cesur ve samimi işlerini üreten Ali Mete Sancaktaroğlu, işçiysen işçi kal-diyenlerin nefesi olarak, üretmeye devam ediyor-edecek.

Mete'nin günün küçük aralarına sığdırdığı çabasının ürünleri belki de oldschool kolaj geleneğiyle tam örtüşmüyor, ama onun da böyle bir çabası yok. Estetik-teknik olmaktan çok o güne, an'a müdahale eden, neşeli, isyankar, samimi işler bunlar. Bu anlamda kolajdan çok cut-up, fine art'tan çok punk olan işler. Kara mizahın olanca gücünü de omuzlayarak; şen şakrak!

Peki siz hala gördüğünüz her şeye inanıyor musunuz?

R.A.


*
“gördüğüne inanma! “- defter kazıyıcılar kooperatifi
ali mete sancaktaroğlu

1972 doğumlu, trakya palesi. istanbul’da yaşıyor.
misket oynayarak 80’lerin bunaltıcı havasından yırtmaya çalıştı, beceremedi . biyoloji eğitimi aldı. “selüloz” kokusu galip geldi, sendikasız kitabevi çalışanı oldu. yüksek lisans girişimlerinde bulunsa da; İzmir – mersin (akkuyu) arasında “nükleer karşıtı bisiklet turu” nun içinde buldu kendini. fahri doktarasını sinop – çamlıhemşin arasında yine pedal ba...sarak “ HES’s.ktir” naraları içinde kabul etti.

gazete okumanın verdiği acıyı, bir selüloz bağımlısı olarak ; anaakım medya üzerinden mutant-kolajlar yapıp neş’elenerek ve 40 yaş bunalımını atmaya çalışarak telafi etmeye çabalıyor. Hepsi bu.

“gördüğüne inanma! “ ilk kişisel sergisi. 25 şubat 9 - mart 2011

2010 yılı içinde “ tahrik raporu” sergisine destek verdi.
2011 yılı içinde “destruction 2011 “ e destek vermeye çabalıyor.

İmza olarak “ defter kazıyıcılar kooperatifi “ ni kullanıyor. Ve bu imzanın bankalarda neden kabul görmediğini öğrenmeye çalışıyor.

21 Şubat 2011 Pazartesi

Şebeke - İzmir'de Ön yıkım işaretleri



Ön Yıkım Gecesi – İzmir – 27 Şubat - Hayalbaz
Saat : 17 – ufuk belirene kadar

Sahilde boynu bükük dağ bisikletleri,yersiz yurtsuz ve sevimsiz bir ''sırıtma'' halinden muzdarip insan evlatları,dantelli çay partileri,aristokrasinin doymak bilmeyen kurabiye sevgisi,başbakanlık rüyaları gören apartman yöneticileri,bostanlı sahilinde bisrtrolar, kolejli teen kız etekleri,güzelyalının bomboş duvarları,kültür müdürü şairler,atatürk bulvarları,cumhuriyet meydanları,mermer memeli heykeller,sarışın şehrin kumral anarşistleri,yurtsever cepheler,deniz ve mehtap sordularsen neredesin,her akşam votka rakı ve şarap...

YIKIM BİR ÇAMUR YAĞMURU GİBİ YAĞSIN SAHİLDEKİ BU ÇÖLÜN ÜZERİNE !


Etkinlik programı
Saat 17.00- 19.00 Film gösterimi
Saat 19.00- 21.00 Şenlikli kolaj, şiir üretimleri
Saat 20.00 – 21.00 Video gösterimi
Saat 21.00- Dj Performans


18 Şubat 2011 Cuma

Deneysel Perşembeler- Abarjazz


 Deneysel Persembeler / Hayabaz IZMIR 
Abarjazz Industriel UnplUGged

24 Şubat Perşembe 20:30 - 25 Şubat 02:00

Abarjazz'ın oluşturduğu müzik herhangi bir tür ve kalıba ait olmaktan ziyade, tüm türlerin balansında mixlenen bir ifade biçimi olarak nitelenebilecek grup; vurmalı ve bass sesler için kullandıkları özel olarak tonlanan varilleri ile hatırlanmakta. Abarjazz farklı diye nitelendirilen tüm müzik türlerini eleğinden geçirerek “Avangard ” bir taban oluşturmuş, 2000 yılında Salihli-Manisa belediye hurdalığında buluntu malzemeler ile 20 kişilik bir sanatçı topluluğuyla halka açık bir sergileme ve performans gerçekleştirerek industrial fullart performans alanında bir ilke imza atmıştır. Uzun sahne performansları ile izleyenlerini büyüleyen grup, emprovize, üfleme, ritm kompozisyon ve analog-digital elektoronik makineleri ile kendi üretimleri olan endustrial enstrumanları ve sahne, ışık- kostüm tasarımı konusunda da önemli denemeler de bulundular. Abarjazz futuring konusunda gelişmiş bir serbestiye sahip. Belli grup elemanları dışında, değişik müzisyenlerle çalışarak farklı tarzları dinleyicisine tanıtıyor. 50’ ye yakın müzisyen ve farklı sanat disiplinlerinden sanatçılarla çalışmalar yaparak konserler veren Abarjazz, türler ve sanatlararası etkileşim konusunda önemli gelişmeler kaydetti.




24 Şubat 2011 deneysel perşembesin'de hem Abarjazz'ın ruhu hem ''yıkım'' konsepti dolayısıyla APLS(Aşırı Popüler-LEŞ-Mee sendromu) olanlara yan etkileri vardır..
1.şuur kaybı
2.ağır kabızlık
3.bellekte karışma
4.aptallık hissi
5.istemsiz savunmaya geçiş ile boş konuşma ve spekülasyon yaratma eğilimi (bu tür spekülasyonlar için mekanda tuzaklar kurulmuştur.)
6.normalif beyin frekanslarında ark, şase
7.epileptik neoritmik hızlanma
8.eğlenememe hali
9.mekanı terk etme eğilimi
10. eğer bu uyarıyı dikkate almayıp gelirde yan etkilerden birine maruz kalırsanız, o an Hayalbaz’ da çevrenizde bulunan doktorlara başvurmanız yeterli olacaktır, saygılarımla.

Karahan Kadırman





Tüm anlatımlardan yoksun anlık görüntülerin karşıt anlatımdaki kelimelerle yabancılaştırdığı, anlamı yitirtilmiş anlamlar kazandırıldığı, kurgulanmış spontene görüntülerin sesle bütünleşip ayrıştırıldığı (koca bir hiç) ya da (anlamısızlık). TV ve izleklere itafen.

www.hayalbaz.com
YIKIM 2011



9 Şubat 2011 Çarşamba

7 Şubat 2011 Pazartesi

LE PETIT CLUB DU ZONNHAIDER


LE PETIT CLUB DU ZONNHAIDER
PEYOTE: 08.02.2011/Salı
22:00, alt kat, ücretsiz..


Fransız Devrimi ve Aydınlanma Çağı'nın son kalan filizlerinden doğan THE ZONNHAIDER'S CLUB, en hassas adımını atıyor: Geri Çekilin!!


"Temsili çoğunluğun yaratığı ilüzyonu bir kenara bırakın!" (Christopher Schön, 12 Haziran 1983)

THE ZONNHAIDER'S CLUB göçebe geleneklerinin mozaik yapısının temsili olmayan örneklemlemesidir. Tek bir tema veya stile bağlı kalmayan THE ZONNHAIDER'S CLUB'ı tek hücreli bir canlıya benzetebiliriz. Grup bizi, çevresel etkileşimle yabancılaşıp, sonu olmayan bir devrimi onore etmeye davet ediyor.

THE ZONNHAIDER'S CLUB için, oluşun daimi sürecinde kimliğin bir kenara bırakılmasından başka yapılacak hiç bir şey yok!

Christopher Schön (vocal / trumpet)


Lucia Adam (e-piano / organ)

Christoph Höfferl (electronic / fx)

...

http://listn.to/TheZonnhaidersClub

4 Şubat 2011 Cuma

Kirpi Şiir 6: Gerçeküstü İmge



Kirpi Şiir 6/Gerçeküstü İmgeye Dair
2011 yılı Türkiye’sinde yaşayan, güncel Gerçeküstü imgeye dair bir dosya hazırlamak, beraberinde birçok farklı mecrayı, tarihsel arkeoloji hevesini, hesaplaşmayı da gündeme almak demektir. Türkiye gibi avangard geleneği çok sonraları idrak etme yolunda adımlar atmış çorak bir coğrafya da, Sürrealizm gibi engin bir yatak-nehir sadece edebiyatın, görsel sanatların belirlenmiş sınırlarıyla ya da kültür endüstrisinin tüketim mantığıyla ele alınamaz.

Çünkü Sürrealizm rasyonaliteye, kentsoylu değerlere, moderniteye, dinsel, şovenist her türlü baskılamaya karşı bir duruş; dünyayı bambaşka bir gözle görme biçimidir. Antonin Artaud’a göre zihinsel bir durum, Breton’a göre ise devrimsel bir harekettir.
İmgeyi sadece toplumcu, gerçekçi, gelenekçi, ulusal ya da cemaatsel bakış açıları ile görenler için bu ekinsel emekler hep nafile çabalar olarak görülmüş, batırılmış, görmezden gelinmiş, ötekileştirilmiştir. Gerçeküstücülük, kültür endüstrisinin güncellik kavramına göre nostaljik bir ütopik çaba, bazı postmodernist olduğunu iddia eden yaklaşımlar için ise geçmişin baskıcı avangard’ıdı, bir çeşit çıkmaz yoldur.

Ama tüm bu iddiaların aksine Gerçeküstücü İmge, 21. yüzyılın başında tüm kürede(ve de ülkede) televizyondan internete, reklamcılıktan sinemaya, tasarımdan modaya gündelik yaşamın içinde, her köşesindedir. Postmodern durumun devrimci avangard’ı yok ettiğine inananlar erken bir bayram merasimi yaptılar.

Bu gün dünyanın 30’dan fazla ülkesinde aktif, güncel ve yaşayan uluslar arası bir Sürrealist hareket var. Ortak imzaya açılan uluslar arası bildiriler, kolektif sergi-etkinlik-festivaller, yerel/küresel yayınlar, internetin sağladığı imkanlarla sürekli canlı, tartışma ve eylem halinde bir Sürrealizm. Bu durumun kuşkusuz en net kanıtı 2010 yılı içinde, 24 ülkeden, 80’in üstü katılımcının emekleriyle yayınlanan Hydrolith adlı antolojidir. 21. yüz yılın bu ilk uluslar arası sürrealist antolojisinde Türkiye Gerçeküstü hareketi S.E.T’de çeşitli ürünlerle dahil olmuştur.

Ülkemiz özgülünden baktığımızda yaklaşık 80’lık bir gecikmişlik söz konusudur ve öncelikle bu meseleye cesurca, tam da göbeğinden dalmak gerekmektedir. Bu yüzden hazırladığımız dosyaya şiir, resim, kolajların yanında iki adette metine yer verdik. “Neden bir Türk Sürrealizmi Yok” başlıklı metinimiz modernizm sürecinde Türkiye’nin düşün-sanat ortamında neden Sürrealizmin yaşam şansı bulamadığı sorusunu, barındırdığı kaçış çizgileriyle birlikte ele alan bir ön araştırmadır. Peşi sıra soruşturmayı derinleştirmek, genişletmek yanında yeni sorulara/yollara da ışık tutma hevesini doğurma niyetindedir. Ve akla gelen ilk soru modern dönemde varlık şansı bulamayan avangard, postmodern durum içinde nasıl yaşam bulmuştur? İşte çetin diğer bir düşünsel yol arayışı…

Seçtiğimiz ikinci metin ise Arap Sürrealist Hareketinin 1975 tarihli manifestosu. Özellikle bu topraklara yabancı, dışardan ithal bir heves olarak gören anlayışlara ironik bir yanıt olduğunu düşünüyoruz. Orta Doğu topraklarının bereketli düş iklimine örnek, bir tasavvuf ustası olması yanında gerçek bir devrimci de olan Hallac-ı Mansur’un bir şiiri ile birlikte yer veriyoruz. Bu meşakkatli-önemli çeviri ve Hassan el Sabah’tan bir dörtlüğü dosyamız için özenle çeviren sevgili J.M’ye buradan selamlarımızı iletiriz.
20. yüz yıl Gerçeküstücü imge geleneğine bir selam çakmak için üstad Prevert’in bir yeni çevirisine yer verdik. Bunun yanında güncel-küresel Sürrealist şiire Arjantin, Portekiz, İngiltere ve İsveç’ten dört şair ile örnek verdik. Merl Fluin, Londra Sürrealist Eylem Grubu üyesi ve dosyamıza giren şiiri 2010 tarihli şiir kitabı The Reality Binge Trick’ten alındı. Emma Lundenmark ise Stockholm Sürrealist Grup üyesi ve onunda dosyamıza giren şiirleri 2010 yılında basılan Organica Fläktrum’de den alındı. Juan Carlos Otena, Arjantin ve Montevideo’yu kapsayan Rio de le Plata Sürrealist Grup üyesi bir yazar-şair ve dosyamız için özel gönderdiği bir şiirine yer verdik. Carlos Martins, Portekiz Sürrealsit hareketin köklü isimlerinden ve o da Borges Defteri’nden sevgili Sufi’nin özenli bir çevirisi ile Türkçeye kazandırılmış oldu. Dosyamızın çeviri sürecinde bize destek- nefes veren Umut Taylan, Ezgi Aksoy, Ayşe Özkan, Alice’e de buradan teşekkürlerimizi sunarız.


Gerçeküstücü İmge özel sayımızın diğer yurtdışı katılımcıları birer resim ile dosyamıza güç veren Atina Sürrealist grup üyesi Theoni Tambaki ve Paris’te yaşamını sürdüren İstanbul doğumlu sanatçı Ody Saban. S.E.T’in asi çocuklarından cins bir çizim, OnstOn ise bir şiir/çizim ile dosyamız için üretim yaptılar. Ceren Fındık bir çizim, Serdar Aydın bir dijital kolaj, bende bir somut, cut-up şiirle dosya da yer aldım. Tuncay Takmaz dostumuz bir görsel işiyle katkıda bulundu.

Sonuçta Kirpi, şiir ve poetikasına yoğunlaşmış bir mecra ve doğal olarak bizde genç, güçlü ve Gerçeküstücü İmge ile paslaşan şiirlerle dosyamızın gövdesini oluşturduk. Alper T. İnce, Özgür Asan, Şakir Özüdoğru, Umut Taylan, Ömer Akay, Zozan Gemilerördü, Fantom, Yaprak Gözeker, A. Emre Cengiz, Burcu İnci ve Baran N. bizlerle şiirlerini paylaştılar.

Sonuçta uzun yolun eridir bu çabalar, menzili Kaf Dağının ardına dayanan…

Tepegöz’ün pusu da beklediği, Beberuhi’nin çalılıklar arasında tur attığı, Simav Kadısının yarin yanağından gayrı dediği topraklardan kozmosun sonsuzluğuna dek...

Rafet Arslan 
2010/2011 Istanbul


3 Şubat 2011 Perşembe

ön yıkım gecesi / ilk darbeler

Ykım 2011 in ilk haberci güvercinleri 23.Ocak pazar Kadıkör Gram'a kondu. Günün ve gecenin içinde yani parametreler çalıştı, yeni zamansal kavramlar. Çoşku ile yazan-çizen boyayan eller, çalan söyleyen diller. Ortalık yerde hep birlikte oluş ve hep birlikte üretmenin keyfi bir kez daha hayatın o sert bel kemiğini kırdı.

O gece orada olan herkes toplumsal ölümler hakkında çok eski masallardan dersler almışlardı ve bu nedenle çok uzak gelecekler düşleyebiliyorlardı.

Video gösterimleri, canlı performanslar ve dansla uğultu, çınlama, iç çekiş, haykırışların dalgaları iç evrenlerden dış uzaya yayılana dek sürdü.










Yıkımı hiç çekinmeden, hiç endişelenmeden sezgileri ile yazan, çizen,çalan ve söyleyenlere, ve Gram Kadıköy'e teşekkürlerimizle.